23 Ağu 2007

Ekonomide yolun sonu mu?



Ekonomide yolun sonu mu?

23.08.2007

ESFENDER KORKMAZ



TÜRKİYE’DE, piyasalar denilince, para ve sermaye piyasası anlaşılıyor... Mal piyasası, emek piyasası yok kabul ediliyor...
Bunun nedeni küreselleşmenin de aynı yaklaşım içinde olması ve dengelerin finans sektörü lehine değişmesidir. Bu değişme finans sektörünün balon yapmasına neden oldu .




Para ve sermaye piyasalarının hakimiyeti, aynı zamanda dünyada ve Türkiye’de kırılganlığı artırdı.
Dünyada konjonktürün değişmesi yönünde beklentiler oluştu. Zira 6-7 senedir devam eden genişleme ve canlanmanın geçmişte olduğu gibi bugün de daralma getirmesi beklentisi yaygındır. Finans sektörünün balon yapması da bu beklentiyi artırıyor. Son dalgalanma da bu teşhisimizi doğruluyor.
Türkiye’de piyasaların daha çok kırılgan olmasına neden, uygulanmakta olan kısa vadeli olup, sıcak paraya, düşük kur ve
yüksek faize dayanan politkalardır. Bu nedenle şimdi olduğu gibi her küresel dalgalanmada Türkiye daha fazla dalgalanıyor... Devrilme noktasına geliyor.
Kırılganlık bunalıma dönüşür mü?
TÜRKİYE’DE para ve sermaye piyasasını birlikte değerlendirmek gerekir... Bu şartlarda Türkiye’de finans sektörünün GSMH’ya oranı sanayileşmiş ülkelerle göre daha düşük bir düzeydedir... Ancak Türkiye’de para ve sermaye piyasalarını birlikte değerlendirmek gerekir... Sıcak para, dış borç, borsa endeksi, reel değerlere göre şişti.
Bu şişkinliğin sürdürülmesi fiilen mümkün görünmüyor... Bir yerde duvara çarpması da kaçınılmaz görünüyor.
Ekonomik krizler üç aşamalıdır:
1- Devalüasyon
2- Finans ve reel sektörde iflaslar
3- Sosyal patlama
Türkiye’de krizi sıcak para ve kur tetikler
1- AKP iktidarına sıcak para, şirket satın alan fırsatçı yabancı sermaye ve Arap sermayesi destek veriyor.
AKP’nin Gül’de direnmesi, laik ve demokratik cumhuriyet rejiminin riske girmesi, sıcak paranın ülkeye olan güvenini azalttı. Mamafih dalgalanma sırasında 10 milyar dolar civarında sıcak para çıktı. Sıcak para çıkışı hızlanabilir. Veya yeni sıcak para gelmez. Her iki durumda da kurlar artmaya devam eder.
Sıcak para çıkışının önünde üç engel var:
  • Borsanın yüzde 70’i yabancılarındır... Sıcak para çıkışında kim kime satacaktır?
  • Sıcak para çıkışında kur artışını önlemek için MB’nin döviz rezervi, 68 milyar dolardır. Döviz pozisyon fazlası 21 milyar dolardır.
  • Dalgalanmada faizler artıyor. Faizin hızlı artması sıcak paranın reel getirisini artırıyor.
    MB’nın döviz yükümlülüğü, 48.4 milyar dolardır. Bunlar için faiz ödemektedir. Örneğin toplam 16 milyar dolar tutan Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları’na, yüzde 2.75 ile yüzde 4 arası faiz ödemektedir. Bankaların mevduatına da faiz ödemektedir.
    Üstelik bu dövizler MB’de atıl olarak durmaktadır.
    Bu engeller sıcak para çıkışını yavaşlatabilir. Ancak AKP’ye olan güven azalması yeni sıcak para girişini engeller.
    Kur artışı kaçınılmazdır
    SICAK para girişi kesilirse, kurlar artar.
  • Tasarruf sahibi, kur artışı yönünde bir beklenti içindedir. Örneğin, 14 Nisan 2006 tarihinde toplam döviz mevduat hesabı 78.5 milyar dolar, bugün 110 milyar doları geçti. Bir yıl içinde 23 milyar dolar arttı. Bu kısmen doların değer kaybı ile, daha çokta halkın YTL’ye olan güvensizliği ve özellikle devalüasyon beklentisi nedeniyle oldu.
  • Cari açıkta, düşük kurun etkisi daha yüksektir. Bu düzeyde cari açık sürdürülmez.
  •