| İMRALI’DAKİ eşkıyabaşının TBMM’ye sızan örgütünün o malum adamının nezdinde, kahraman çapaçulcularını, son icraatları nedeniyle kutluyoruz!.. Canilerinin kahramanlıkları ile ne kadar öğünseler azdır!.. Silahsız köylüleri soykırıma tâbi tutmak tam onlara has bir yiğitlik olmuştur!.. Bu arada, bu hunharca olaya ülkeyi yönetenlerin de gerekli hassas biçimde yaklaşmadıklarını da ne yazık ki görüyoruz!.. Bilkent Üniversitesi İktisat Öğrencisi H.A’dan aldığım e-postayı size aktarıyorum... H.A, “Ne zaman bitecek bu adi terör?” sorusuna cevap vermeden “Nasıl?” diyesi geliyor soru yöneltilen insanın aklına...” diyerek başlıyor satırlarına... “Az biraz bilinçten nasibirni almış, o kurban olduğum kahvehanelerde iki lakırdı etmiş, beş şehitten az olursa haber yapmayalımcı kanallardan başka satılmamış kanalları da ara sıra izleyen bir insan, terörün nasıl birtirileceği sorusunu da bu şekilde bitirilemeyeceği yönünde cevaplar. En son, İçişleri Bakanı üçe bölünmüş Irak’ın içişleri bakanıyla bir antlaşma imzalamayı bile beceremiyor diye düşünüp acizlik duyacakken yalaka kalemler sıcak takip maddesinin antlaşma metninden çıkarılmasının isabetli olduğunu söylediler. Yani hem acizmişiz, hem de bu durumdan hoşnut olmalıymışız. Güya madde geçse de zaten uygulanabirlirliği yokmuş, bu sayede de kamuoyunda yanlış yönde beklentiler olmayacakmış. Kamuoyunun yanlış yönde beklentisinden kasıt; sınırı bir gece ansızın Türk Askeri’nin geçmesi temennisi, sıcak takip maddesinin uygulanabirlirliği olmamasının sebebi de ABD kızar da ekonomi bozulursa endişesi. Kanla satın alınan naylon bir istikrar nelere kaadir işte görüyoruz. Biraz önce de PKK’nın 12 masum insanın canına kıymış. Köylerine su şebekesi taşımak gibir hayırlı bir işi icra eden insanların önce yolunu kesmişler sonra PKK lehine propaganda yaptırmışlar, sonra da hepsini taramışlar. O kadar rahatlar ki sanki “üç beş çapulcu” olarak addedildikleri günkü gibir milletle dalga geçiyorlar. Maalesef, sınır güvenliğimiz için kukla yönetimlerden ve okyanus ötesinden izin alacak kadar da acziyet içerisindeyiz. Ya da şu tepemizdekiler, aciz gözükmekle mükellef bir zihniyet de diyebiliriz. Borsa düşer mi peki bu acı haberle? Şimdiye kadar düşürmediyse Borsa’yı şehit haberleri, bundan sonra da düşüremez. Doğal olarak da Başbakan çıkıp kimseye “Borsa düştü paşam” gibisinden sitemler etmez. Birileri Başbakan’a “N’olacak bu ülkenin hali?” diye sitem etmeye kalksa “Terörle yaşamaya alışın, hamaset yapmayın” der. “Sınırı geç!” diyen olursa hemen aklınca mukayese eder “Burda beş bin, orada beş yüz terörist var önce burayı temizle” der. Sonra çıkar ertesi gün de kendi kendini tekzip eder. “Sınırı kapa, elektriği kes, şirketleri çek” diyene “Apo’yu astırmayan bunlar zaten!” diye iftira atar. İpe un sermişçesine bir tavır sergilemekle başbakan, dağa çıkana cesaret vermekten başka ne yapmaktadır Allah aşkına? Şırnak’taki abimin, Diyarbakır’daki dayı oğlumun, liseden arkadaşım İzbah’ın kanıyla daha ne kadar çizilecek bu istikrar tabloları, daha ne kadar ak sayfalar üzerine kan kırmızısı yalanlar bezenecek? O kadar yozlaşmışız ki, ben iki damla gözyaşı akıtamadım ama ağız dolusu küfredebirldim en azından. Tek temennim, çiftçiye, şehit babasına güzel küfürler düzen tepedekilerin bu hainlere karşı da aynı hassasiyetle küfredip tez elden şimdiye kadar yaptıklarından farklı birrşeyler yapması. Ismarlama Anayasa yazdırdıkları gibir, Kürt Sorunu (!) için de Baskın Oran’la, aydınlarla görüşmüşlerdi, ne o sorun denilenler halloldu ne de terör birtti. Bugün orada su şebekesi çekmeye çalışan silahsız insanları öldürdüler. Terörün sebebinin doğunun yıllardır ajite edilen geri kalmışlığı olmadığını anladık bininci defadır. Artık sözü Korkut Eken gibi uzman insanlara bırakmalılar. Artık muz cumhuriyeti olmadığımızı kararlılıkla belirtmeliler müttefik (!) devletlere.” Genç kardeşim böyle diyor..(Tercüman) |